<< Geri dön

What Happened to Monday (2017)

6.9 123 Dakika Aksiyon, Suç, Dram 16 Nisan 2020 Tavsiyesi

Dünyadaki aşırı nüfus artışı sebebiyle yeni bir yasa getirilmiştir ve aileler artık yalnızca birer çocuk sahibi olabilecektir. Ancak birbirlerine birebir benzeyen yediz kız kardeşler hükümetin konuyla ilgilenen ve merhametsiz Nicolette Cayman (Glenn Close) tarafından yönetilen Çocuk Tahsisi Bürosu'yla tehlikeli bir saklambaç oynamaktadır. Göze batmamak için hepsi sanki tek bir kişiymiş gibi davranmaktadırlar. Onları büyüten ve her birine haftanın 7 gününden birinin (Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar) adını veren büyükbabaları Terrence'ın (Willem Dafoe) izniyle Karen Settman (Noomi Rapace) isminde tek bir kimlikle haftanın her gününde farklı bir kardeş sırayla dışarı çıkmaktadır. Bu düzen böyle sürmektedir, ta ki bir gün Pazartesi eve dönmeyene dek..

✅   Film partlar halinde yüklenmiştir, partlar otomatik geçiş yapmaktadır. Arkanıza yaslanın ve filmin tadını çıkarın.

Film Hakkında Yapılan Yorumlar

onlooker 3 yıl önce
Filmin 01:21 civarı polis olan eleman dışarıya çıktığında biri türkçe seslendi. Geride kaldın öne çık gibilerinden. Birkaç defa dinledim çözemedim olayı. 1 saat 21 dakika civarı. Başka duyan var mı o seslenmeyi?
Bilal Anil Duman 3 yıl önce
9Puan
Tek kelimeyle bayildim. Senarist plot twist yapmaktan nefes aldirmadi arkadaslarla bana. Resmen zekamizi kucumsedi. Neyi tahmin etsek yanlis cikti. -Tabii bizden daga zeki insanlar tahmin etmis olabilir. -
Konusu olsun, oyunculuk olsun, muzik olsun cok basariliydi ve Oscar adayliklarini bekliyorum diyebilirim.
Kisa kesmek gerekirse her yonuyle distopik bir gelecekte bir o kadar da karanlik bir film bu kadar iyi olabilirdi. Izlemenizi oneririm.
jesibundy 3 yıl önce
7Puan
Film oldukça enteresan bir hikayeye sahip. Aksiyonu, oyunculukları başarılı buldum. Senaryo da yer yer mantık hataları olsa da. Sonuna kadar kendini izlettiren bir film olmuş. Tavsiye ederim.
egosuper 3 ay önce
9Puan
Ben bu filmi nasıl atlamışım ilginç.Muhteşem bir filmdi benim için soluksuz izledim.Tabi ki tam anlamıyla mükemmel değildi;bir kaç mantık hatası, bir kaç göze batan cgı ve çekim hatası vardı ama çok sırıtmıyordu.En sevdiğim film olan Avatar( en az 100 kez izlemişimdir) onda bile cgı hataları var.Aksiyon, bilim-kurgu,duygusallık çok iyi harmanlanmış.Bazıları bilim-kurgunun işlenişini kötü bulmuş.Ama aksine kötü değil çok gerçekçiydi.Şöyleki Geleceğe Dönüş serisini bilmeyen yoktur.1985' ten bu yana onda hayal edilenlerin hiç biri gerçekleşmedi bunca yıla rağmen.Tek gerçekleşen hatta onu geçen şey bilgisayar ve telefon teknolojisi.Uçan arabalarımız ve benzer şeylerimiz hala yok.Onu geçtim Kara Şimşek gibi arabalarımız da yok.Belli hatlarda gidebilen otonom taksiler yeni yeni yapılıyor.Yani filmdeki işlenen gelecek çok ta absürt değil.Benim gibi izlemeyenlere mutlaka tavsiye ederim izlesinler.Puanım normalde 8 ama düşük verenler yüzünden fazla verdim.
RealTime 1 yıl önce
Orijinal bir hikaye, güzel bir film ama bu hikaye ile daha iyi ve etkili çekilebilirdi.Aksiyon sahneleri abartılı ve gereksiz bence çünkü her bilim kurgu film Azınlık Raporu gibi olmak zorunda değil.Gene de izlemenizi tavsiye ederim.Saygılar...
selimoske 1 yıl önce
7Puan
Film ilginç ve sürükleyici. Ama son zamanlarda yapılan film ve dizilerde nüfusun dünyaya fazla olduğu bunun bizim sonumuz olacağı fikri empoze ediliyor bence. Bu hollywoodu yönetenler algı operasyonları
yapıyorlar bence bu konuda...
ozgurtaylan 1 yıl önce
7Puan
Filmin senaryosundaki zekayı takdir etmek lazım.Baştan sona merakla izlenir aksiyonla da harmanlanmış güzel bir bilimkurgu filmi olmuş bence.
dammak 1 yıl önce
5Puan
Kanada, Fransa, İspanya, Portekiz, İtalya, Polonya, Slovakya, Macaristan ve Japonya gibi ülkelerde “Seven Sisters” olarak da bilinen “What Happened to Monday / Pazartesi'ye Ne Oldu”, hikâyesi Max Botkin ve Kerry Williamson tarafından yazılan ve Tommy Wirkola tarafından yönetilen distopik tarzda bir bilim – kurgu aksiyon filmi…

Prömiyeri, 6 Ağustos 2017’de Locarno Film Festivalinde yapılan ve 18 Ağustos 2017 tarihinde ABD, İngiltere ve Latin Amerika’da Netflix platformunda yayın akışına dâhil edilerek vizyona sokulan filmin, 6.9/10 (86.776 oy) ve 3.6/5 (2.888 oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 5.7/10 (35 yorum) ve 47/100 (12 yorum) olan Rotten Tomatoes ve Metacritic yorum ortalamaları, vasat bir filmle karşı karşıya olduğumuzu söylüyor gibi…

Yine de isterseniz, bu filmi, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle birde biz inceleyerek yorumlayalım, ardından da puanlamaya çalışalım…

Ancak, artık neredeyse yorumlarımızda geleneksel bir özellik halini aldığı üzere ayrıntılı incelemeye geçmeden önce filme ilişkin ilk tespitimizi, sonrasında da naçizane ilk önerimizi paylaşalım istiyoruz…

Bu bağlamda da işe; karşımızdakinin, Norveçli yönetmen Tommy Wirkola’nın haftanın eksiksiz bütün günlerini kendilerine isim edinmiş yedi(z) kız kardeşi birden canlandıran Noomi Rapace’i ön plana çıkartarak "ergenvari" bir aksiyonun dibine vurduğu ilgi çekici bir film olduğunu söyleyerek başlayabiliriz…

Aslına bakarsanız, aksiyon meraklısı belirli bir izleyici kitlesi düşünülerek, bilim – kurgu soslu “kuru aksiyon” olarak kurgulanmış olan bu tür filmler tarzımız değil… Zaten o nedenle de filmi iki yıllık bir gecikme ile izledik…

Peki, pişman olduk mu?

Sağlıklı yaşamak (ve yaşlanabilmek) için bütün endüstriyel abur cuburları yıllardır hayatından çıkartmış olan birisinin, kızarmış patates ve höpürdetilerek pipetle içilen buz gibi büyük bir boy meşrubat da içeren kocaman bir hamburger menüsünü bir oturuşta iç ettikten sonra geğirirken (ve tartılırken) hissettiği pişmanlık kadar…

Elbette bir kereliğine yapılan böyle bir hovardalık kimseyi çok fazla üzmeyeceği gibi zarar da vermez… Yeter ki bu hovardalıklar, obezite ile sonuçlanacak yolda sıkça tekerrür eden gereksiz bir alışkanlığa dönüşmesin…

Nihayetinde o “kocaman hamburger menüsü” gibi bu filmin, Noomi Rapace ,Willem Dafoe, Glenn Close, Marwan Kenzari, Christian Rubeck, Pål Sverre Hagen, Tomiwa Edun ve Cassie Clare gibi isimlerden oluşan ve insana, “Gel, gel” yapan bol yıldızlı ambalajı da oldukça göz alıcıydı… Hatta hiç sıkılmadan izlediğimiz 123 dakikalık süresi tamamlandığında, seveni için “aksiyon” ve Pazartesi karakterine ne olduğunu öğrendiğimiz sürpriz bir finale de sahip olan filmin, “gizem” porsiyonlarının da yeterince doyurucu olduğunu fark ettik…

Filmin hikâyesi için de ilk günden bu yana söylenen bir sürü şey var… Örneğin, Max Botkin tarafından yazılan ilk halinin 2010 yılında Kara Listeye alındığı daha sonra Kerry Williamson tarafından baştan yazıldığı fakat işin içine Tommy Wirkola’nın sihirli elleri ile Noomi Rapace dâhil olmasaydı pek de fazla bir şeyin değişmeyeceği gibi…

Belki, yine klasik bir laf olacak ama diğer yorumlarımızda da olduğu gibi yazılmayanları yazmaya, anlatılmayanları anlatmaya, söylenilmeyenleri söylemeye çalıştığımız bu satırlar filme ilişkin ilk tespitimiz olsun…

İlk önerimize gelince:

O hakkımızı da bu kez; nitelikli film izlemeyi tarz edinmiş sinemasever dostlara, “Bu türden hafif atıştırmalıklar aracılığı ile yapılacak küçük kaçamakların duruş bozmak anlamına gelmediğini bir kez daha hatırlatmış olalım” diye seslenerek kullanmak isteriz…

Sonuç olarak, kendi değerlendirme sistemimiz içinde “Ehh işte” kategorisine dâhil ederek puan olarak da 5 verdiğimiz bu aksiyonu ve entrikası bol film için önerimiz de, eğer türün meraklısıysanız ve aradan geçen bunca zamana rağmen halen izlemediyseniz hiç düşünmeden “bir şans da siz verebilirsiniz” şeklinde olacak…

Keyifli seyirler…
slmsr 10 ay önce
onlooker'in dediği gibi Türkçe sesleniş var.. 1:22 lerde "Arkada kaldın arkada, gel buraya" diye bi ses var Filme gelince çok beğendim.. verilen puanın çok üstünü hakediyor bence. her ne kadar sonunu doğru tahmin etsem de gayet başarılı bir yapım olmuş...
stoplazmikul 1 yıl önce
9Puan
Kurgusu harika bir filmdi. Gerilim içerisinde izleyebileceğiniz bir yapım. Konusu itibariyle de oldukça ilgi çekici. Son zamanlarda izlediğim iyi yapımlardan tavsiye ederim.
gri72 1 yıl önce
8Puan
Distopik tür filmere güzel bir örnek. Yorumlarda bahsedilen mantık hatalarına fazla kafayı takmadan seyredilirse güzel bir 2 saat geçirime garantisi var. Ailece izlenmeyecek bir kaç sahne olduğunu hatırlatma fayda var.
necati0584 1 yıl önce
7Puan
Gerilim ve Aksiyonu yüksek. kurgusu güzel işlenmiş. 7/10 izlenmesini tavsiye ederim.
cokemancci 1 yıl önce
7Puan
son dönemde izlediğim en iyi filmlerden bir tanesi, izlemeyenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Minato 1 yıl önce
9Puan
Konusu itibariyle farklı merak uyandıran 2 saat boyunca sıkılmadan izleyebileceğiniz bir yapım. Noomi'nin bürünmüş olduğu karakterlerdeki performansı gerçekten etkileyici..
tuth 1 yıl önce
7Puan
Bir Willem Dafoe hayranı olarak nasıl gözden kaçırdım hayret ediyorum. İzlemek bugün kısmet oldu. Arada bir kopukluklar olsa da şans verilip izlenecek bir film olduğu kanısındayım.

Filmin 01:22:23 ve öncesinde 2 kalabalık sokak sahnesinde daha olmak üzere toplam 3 defa Türkçe diyalog geçiyor.

Filmi bir kenara bırakırsak, ben "O kadar dil varken neden Türkçe?" sorusuna takıldım.
dedeayhan 1 yıl önce
7Puan
Konusu kısmen orijinal. Tabi ki genel manada nüfus yoğunluğunun olumsuz etkileri konu edinilmiş.Bu genel konu içinde farklı bir gelişim olduğu için kısmen orijinal dememiz mümkün. Film kendisini sonuna kadar izlettirebiliyor. Ama bununla birlikte senaristlerin ortanın altındaki zeka seviyesi ilk dakikalardan beri kendini gösteriyor. Filmde oldukça mantık hatası var.İhanetin kim tarafından yapıldığı daha ilk dakikalardan belli oluyor. Film 50-60 yıl sonrasını canlandırmaya çalışmış. Ama bununla birlikte teknolojide pek bir gelişim yok. Arabalara bir-iki parça eklemekle veya silahların kişiselleştirmesiyle bilim-kurgu olunmuyor.Kimileri beğenmiş olsa da ben oldum olası Noomi Rapace'in oyunculuğunu beğenemedim.Bu filmde de ortanın üstüne çıkamıyor.Başta söylediğim gibi film sonuna kadar kendisini izlettirmeyi başarsa da "vasat" bir film olmaktan öteye gidemiyor.
husertas 1 yıl önce
5Puan
Konusunun orjinalliği haricinde bir artısını görmedim ben. Bir bilim kurgu atmosferi hiç bir yerinde yoktu. Filmler "iki bin bilmem kaç yılında geçiyor" diye başladığı için bilimkurgu filmi olmuyor. Tipik ve sıradan bir aksiyon filmi olarak aklımda kaldı.
turntable 1 yıl önce
6Puan
Noomi Rapace'i ilk kez prometheus filmi ile tanımıştım ve çokta beğenmiştim. Bu filmde de çok güzel bir iş çıkarmış. Film konusu güzel aksiyon yerinde...İzlemeden geçmeyin derim.
Rindaman 1 yıl önce
6Puan
Bence her şeyi filme çevirmemek lazım. Rahatsız edici ve uçuk olduğunu düşünüyorum. Burada abartıldığı kadar iyi bir film değil, en başarılı yanı Naomi'nin performansı iyiydi..
kuski 1 yıl önce
6Puan
Orjinal bir konu olması sebebi ile oldukça beğendiğim bir film oldu.Oyunculuklar da gayet güzeldi.Noomi Rapace oyuncu olarak tüm filmlerinde rolünün hakkını veren bir oyuncu.Sıkılmadan keyif alarak izlediğim bir yapım oldu...
Sinema tutkunu 1 yıl önce
7Puan
Bu tarz filmler gittikçe çoğalıyor bilinçaltına mesaj gönderiyorlar resmen katliam aşılamaya çalışıyorlar bu günümüzde ne kadar canice gelse de bi gün gerçekten bu durumla karşı karşıya kalıcaz insanoğluna besin yetmiycek ve baskın tolpumlar kendi geleceği için bu kıyımı yapıcak bu filmlerle de bunun mantığını şimdiden göstermenin,normalleştirmenin peşindeler SPOILER UYARISI: o en son ki toplu bebek bağırışları resmen bu durumu sorgulatıyor
Dr Robert Ford 1 yıl önce
100 üzerinden 95'lik bir film gibi başlayan ancak sürekli vites düşürüp zar-zor 100 üzerinden 70'lik bir film olarak biten bir film olmuş.

sonuç itibariyle fena film değildi, izlenir ama şu konseptle çok çok daha iyisi çekilebilirdi. yıllar sonra bile hatırlanacak bir film olmayı kaçırması yazık olmuş.

bu arada noomi rapace hakkını vererek gayet güzel oynamış ama o rol(ler) için 8-10 yaş fazlası var... tam uymamış bence...
tanjust 1 yıl önce
7Puan
Seyredilecek güzel bilim kurgulardan.. Konu ilginç, sahneler güzel, aksiyon dolu bir film. Seyretmenizi tavsiye ederim.