<< Geri dön

Once Upon a Time... in Hollywood (2019)

7.7 162 Dakika Komedi, Dram, Gerilim 09 Nisan 2020 Tavsiyesi

Rick Dalton, bir televizyon filmi aktörüdür. Dalton'ın başarılı bir western dizisi bulunmaktadır. Ancak Rick, kendini televizyondan uzaklaştırıp film sektörüne adım atmak istemektedir. Onun dublörü olan Cliff Booth ise bu konuda ona katılmaktadır. Ancak ikilinin yaşlarının ilerlemesiyle birlikte Hollywood'taki şansları da azalmaktadır. Hollywood'un yeni gözdelerinden olan Sharon Tate ise Rick'in komşusudur. Ancak Hollywood'un ışıltılarla dolu ve pervasız akışı, Tate'in ve dört arkadaşının Charles Manson tarikatı tarafından katledilmesiyle kesilecektir...

Editörün Yorumu
Film tam bir sanat eseri olmuş, ustaya saygı duymamak elde değil. Ayrıca filmin konusunu daha iyi anlayabilmek için 60'larda hamileyken öldürülen Roman Polanski'nin eşi Sharon Tate'in hikayesini bir araştırabilirsiniz, böylece film daha anlamlı gelecektir. Bu filmi, kafanızın boş olduğu rahat bir gününüzde, mümkünse gece sessizlik çöktüğünde, yumuşak koltuğunuzda yanınızda ufak bir kadehle birlikte izlemenizi tavsiye ederim.
✅   Film partlar halinde yüklenmiştir, partlar otomatik geçiş yapmaktadır. Arkanıza yaslanın ve filmin tadını çıkarın.

Film Hakkında Yapılan Yorumlar

yilmaz34 1 yıl önce
5Puan
Son yılların en büyük hayal kırıklığı oldu benim için.Filmde birbirinden bağımsız dümdüz giden iki hikaye var.Bu hikayelerin bir yerde Tarantino'nun yetenekleri kesişip özel birşeye dönüşmesine bekliyorsunuz ama maalesef olmuyor.160 dakika boyunca hiçbir yola savrulmadan hatta finale kadar nerdeyse yaprak bile kıpırmadan bitiyor film.Senaryonun Tarantino'nun kaleminden çıktığına inanmak çok zor çünkü kendine has olan hiçbir etkiyi filmde göremedim.Boş muhabbetler,absürd mizah,çılgın olay örgüsü ve en önemlisi müthiş bi senaryo bu filmde yok maalesef.
Hikayenin en ilgi çekici olayına Soysuzlar Çetesindeki gibi kafasına göre tarihi yeniden yazması bu filmde hiç olmamış.Sharon Tate filmde yatakta horlayan,kıçı ve bacakları oldukça hoş bir kadın olmanın dışında nerdeyse hiç işlememiş.Al Pacino'nun,Bruce Lee'nin bu filmde ne işi var onuda anlamadım.Filmin özellikle ilk kısmında kurgu kafa karıştırcı,bir şeyler oluyormuş gibi gösterip hikayeye katkısı olmayan birçok sahne var.
Sadece 1960'lar hollywood'unu seyretmek beni tatmin maalesef.Once Upon a Time... in Hollywood'un Tarantino filmografisinin en zayıf filmi olduğunu düşünüyorum.
cemertem 1 yıl önce
Tarantino'nun 9. uzun metraj filmini büyük beklentilerle izledim. Dahi yönetmene bu filmi Cannes'da sorulduğunda "en kişisel filmi" olmakla cevap vermişti. Sanırım son derece doğru bir tespit. Tarantino sinemasına son derece saygı duyan bir sinemasever olarak maalesef beklentilerimin altında kalan bir yapım oldu. Tarantino bu filminde de tekniğini konuşturmuş, bunun ötesinde görüntü yönetmenliği, kostümler, dekorlar, özellikle western temasının işlendiği sahnelerdeki o ufacık ayrıntılarla kalitesini konuşturmuştu...Sanat yönetimi son derece başarılı olmakla birlikte senaryo için ve özellikle kurgu için aynı şeyi söylemem mümkün değil ne yazık ki. Tarantino filmlerinde genelde görülen karakter odaklı anlatım, diyalogların ve tiplemelerin kusursuzluğu bu filmde de var fakat "hikaye" yok. Yani çok basit b sınıfı filmlerde oynayan bir aktör ve onun dublörü üzerinden yürüyen, yan taraftan da Polanski üzerinden desteklenen ve hippi kültürü üzerinden de beslenerek yolunu bulmaya çalışan bir olay örgüsü var. "Bir zamanlar Hollywood" baştan sona görüntülerle izlettiriliyor, hatta araba sahnelerinden tutun ışıklı neon tabelalara kadar resmen gözümüze sokuluyor. Los Angeles'ın sokaklarında gezintilere sürükleniyoruz. Dönemsel ayrıntılar Hollywood ile sınırlı kalıyor. Vietnam savaşına yönelik eleştirilerde de yönetmen gereken duyarlılığı tam olarak gösterebilmiş değil. Tarantino filmlerinde özellikle son filmlerinde, bu film içinde geçerli olan bir şeydir ki film gidişatında herhangi bir sahneyi çıkardığınızda filmin bütünü olumsuz etkilenmiyor hatta filme bir etkisini de hissetmiyorsunuz. Çünkü anlatmaya çalıştığı, derdi olan bir hikayesi yok. Bu film Tarantino sevenler için merak uyandıracak, sıradan sinema izleyicisi için de sürükleyici olacak bir konuya sahip değil. Sahneler birbirinden o kadar kopuk ki her şey son 15 dakikalık sahnede cereyan ediyor ve bütün düğüm çözülüyor. Düğümün çözüldüğü sahnenin filmin genel havası ile de alakası yok. Final ile film genelinde bağlantı kurabilmek de pek mümkün değil. Fakat "bize öldürmeyi öğretenleri öldürelim" gibi filme etki edecek derecede önemli bir replik o şekilde mi tamamlanmalıydı? Bence olmamış. Bruce Lee eleştirileri kısmen, Charles Manson'ın gerçek hayatta yaptıklarına yönelik filmde vicdanları rahatlatacak alternatif bir sahne sunulması ise oldukça iyiydi. Döneme ait sinema ve tv sektöründeki önemli filmler, unutulmaz müzikler de Tarantino'nun kişisel zevki katılarak süzgeçten geçirilerek filme dahil edilmiş olsa gerek. Kurgu, özellikle filmin ilk yarısında katlanılacak gibi değildi akıcılığı zayıftı. Sahneler arasındaki geçişler basit ve sıradandı. Her üç karakterin kendilerine ait sahnelerini kurgu ortak bir yere bağlayamadığı gibi maalesef filmin odak noktalarını kaçırmanıza da sebebiyet verebiliyor. Oyunculuklarda DiCaprio her zamanki gibi yine pürüzsüz bir oyunculuk sergilemiş, Brad Pitt de keza dramatik sahnelerde farkını belli etmiş. Tarantino özellikle Bruce Lee sahnelerinde dalga geçmenin ayarını kaçırarak fazla amerikan milliyetçisi bir duruma soktu sanki kendini. Buna ek olarak hippi sahnelerindeki nefretin dozajı da ayarlanamamış bence. Kariyerindeki filmlere bakıldığında radikal tarzını ve eleştirel mizahını düşüşe sokmuş gereksiz yere. Tamamen kişisel bir film olmuş bu. Senaryo sadece karakterler ve diyaloglardan ibaret değil. Tarantino bu anlamda zaten muazzam bir senarist Coenler gibi ama son filmlerinde bilhassa bu filmde konu yok, konu bütünlüğü haliyle yok... Artık olası ödül törenlerinde de Tarantino, senaryo yerine bence sanat yönetimi, oyunculuk, kostüm vb dallarında ödüllendirilirse daha doğru olacaktır. Tarantino usta bir yönetmen ama ne yazık ki son birkaç filminin senaryoları son derece yavan ve eksik. 7/10
AllisRa 1 yıl önce
Gişeci süper kahraman filmlerinin kuruttuğu sinema deryasını tsunami gibi diriltmesini diliyorum.
gaddarcan 3 ay önce
film tam bir tarantino tarzı, uzun süreli olmasına rağmen ve filmin sonuna kadar hiçbir aksiyon almamasına ramen çok zevkli seyri olan sıkılmadan izlenecek bir film. ve heleki son sahne mükemmmel ötesiydi tarantino sevenler kesinlikle izlemeli.kostümler,çekim alanları,kadro,kurgu ve diğer herşey harikaydı.
xtreme59 4 ay önce
5Puan
çok gereksiz uzatılan bir film olmuş.. izleyeni yoruyor.. fazlasıyla boş muhabbet var.. beklentimin çok altında çıktı..
Rogers 4 ay önce
6Puan
Film biraz sabır isteyen bir film, çünkü öyle fazla bir hareketi yok. Senaryo fiktif, yani uydurma tamamiyla Tarantino'nun uydurmasıdır. İki karakter üstünde yoğunlaşıyor, biri TV Western (Kelle Avcısı) filmlerinden oynayan Rick Dalton (Leonardo Di Caprio) diğeri de dublörü Cliff Booth (Brad Pitt). Bir nevi fonda Charles Manson'un hippi tarikatıyla ilgili gelişmeler var. Ünlü çift Roman Polanski ve Sharon Tate Rick Dalton'a komşu ama pek birbirinden haberleri yok. Polanski karakteri nerdeyse filmde hiç yok, Sharon Tate'i (Margot Robbie) canlandıran kız Hollywood kariyerinin basamaklarını çıkan acemi oyuncu rolünde. Polanski sayesinde tanınmaya başlanmış. Film kesim kesim bu karakterler üzerinden ilerlemektedir. Filmin sonunda tarikatla ilgili bilinen cinayet olaylarını bekliyoruz ama bir şeyler ters. Bildiğimiz hikaye gibi ilerlemiyor. Bir ara kim bunlar diye google amcaya kendimi sorarken buldum ve Tarantino hangi aktörlerden esinlendiğini okudum. Tarantino alternatif sonları seven biri, bu böyle olsaydı ne olurdu gibi fiktif hikayeleri seviyor. Aslında 60 ve 70 yılların Hollywood endüstrisine bir selam çakıyor. Oyunculuk performansları güzel olan durağan ve değişik bir film olarak nitelendirilenebilinir.
melihenes 5 ay önce
10Puan
Çok keyif alarak izledim, oyunculuklar harikaydı. Özellikle DiCaprio ve Brad Pitt'i birlikte görmekten çok mutlu oldum. DiCaprio'nun oyunculuğunu ayrı değerlendimek gerek, kendisine yakışır şekilde çok başarılı bir performans göstermiş. Filmde gerçek hikayeye alternatif bir son düşünülmüş. İzleyecek arkadaşlar birazcık araştırma yaparak izlerlerse daha heyecanlı hale gelebilir diye düşünüyorum.
antas 5 ay önce
6Puan
Ben de mi bir sorun var diye düşünürken yorumları okuyunca "pek de" şaşırmadığım bir film olmuş. Yani hiçbir şey bilmeden oturtsalar ve bu filmi izletseler, sanırım Tarantino'nun yönetmen olduğunu hiç bilemezdim.

Favori yönetmenlerimden olan Quentin'in yönetmenlik becerilerini eleştirecek son insanımdır sanırım ama bu filmde, o alıştığımız Tarantino kumaşını pek göremedim. Belki de benim ayıbımdır bu. Kendisi bu film için "çok şahsi bir film" gibi bir açıklama yapmıştı. O yüzden çok da fazla bir şey demek istemiyorum. Saygılar bizden.

Bence DiCaprio'nun karakteri olan Rick Dalton'dan çok, Brad Pitt'in karakteri olan Cliff Booth daha ilgi çekiciydi. Brad de güzel oynamış.

İyi seyirler herkese.
laurona 5 ay önce
5Puan
Film değişik, konusunu tam olarak anlayamadığım bir filmdi. Her an konu değişecek şimdi bir şey olacak diye bekleyip en sonunda neden bu filmi izleyerek zaman kaybettigimi düşündüğüm bir film. Oyuncular güçlü fakat konu hakkında yorum yapamayacağım. Benim için hayal kırıklığı oldu. Emeğe saygı duyuyorum ama puanım en fazla 5.0
Ruznark 5 ay önce
6Puan
İzlemesem bişey kaybeder miydim? Hayır. İzledim kötü mü oldu? Hayır. Arafta bıraktı beni. Anlam yükleyemedim filme. Leonardo Dicaprio ve Brad Pitt için izlenir.
kayamtky 5 ay önce
3Puan
Fırsat buldukça bu filmi 10 ar dakika izliyorum, daha bitiremedim, çünkü benim için o kadar sıkıcı ki, tahammül edilmesi zor bir film. Konu yok, Hollywood' un film setlerin de geyik muhabbeti. Seven arkadaşlara saygım sonsuz.
cesuryurek 6 ay önce
7Puan
Westerni ve 60lı yıllar Amerikan havasını zerre sevmeyen ben, filmi soluksuz bitirdim. Siz de burada Tarantino bu filmi yapamamış, olmamış, gerçek hayatla zerre alakası yok diye yorum atan ve atmayanlarla birbirinizi yiyin bitirin.
Kadraj 6 ay önce
Filmin her her virgülü noktası yerindeydi. bir zamanlar hollywood Avrupa sineması ve onun hollywood daki etkilerine öfke kusan, köken fetiş amerikan romantizmine saygı duruşu duran film. sinemanın gerçek gücünün entel zırzoplar ve onların seyircisinden peydahlanmadığını söylüyor. Ve gerçekten güneyli ve amerikalı olan her şeyi seviyor. Mason, hipiler, nixon, b tipi filmler, westernler, her şeyin radikal kaba ve erkek olanı makbuldür vesaire. Polanski pisliği her şeyi bok etti. "Sizi ve çıt kırıldım medeniyetinize deşen şey bize denk gelseydi hakkından fena gelirdik." dalgasını da geçmeyi ihmal etmiyor.

SPOILER UYARISI: Fikir şöyle de bir latifeden çıkmış olabilir polanski nanoşları yerine bizim western b tipi film emektarlarına mason çetesi denk gelseydi ne olurdu acaba. Ama latifedeki o romantik derinliği ve anlamı çok iyi kurgulamış, herkeze hak ettiği yeri vermiş. ) Biz kendi kıymetimizi adamlarımızın değerini bilmedik para için beyazları çekiklere dövdürdük. amerikalıları dövmekten, amerikayı emarika yapan yobaz erkek güneyli değerlere sövenlere makyajlı nonoş hallerini ahım şahım bir halt sandık vesaire... her neyse rosemary güneyli kızın şeytan tarafından tohumlandığı kuzeyli avrupa hakimiyetindeki şehre talan edilmek üzere esir alındığı onların şehirli kültürünü bir halt zannedip suçu kendinde kıt kafasında arayarak işaretleri görmediği, iğfal edildikten sonra da içindeki tohumu kabullendiği o filmin müziğine benzer şekilde filmin sonunda polanskinin züppe evinin kapılarının açılması, aynı şekilde rosemarynin üst kattaki kabul törenine katılması gibi kabul töreniyle bitmesi şıktı.bizim toprağımızda bize caka satıyorlar her şeylerini bize borçlular. yeni sinemanın da sigaranın da tadı bok gibi.. Her neyse ağlamıycam ilerden meksikalılar bakıyor.
wildocean 6 ay önce
İyi film ,başta iyi konu ve iyi oyunculuk ile oluyor. Bütçe ,yönetmen ,ünlü oyuncu ,hiç ömemli değil.Bu filmde konu yok maalesef .....
Yasin Kara 6 ay önce
Ne demek hiçkimse #SpagettiWestern (Avrupa yapımı Western) sevmez #DiCaprio? Yanlış biliyorsun dostum, ben severim. Hem de çok severim. Bizim Eastwood hayranlığımızın hiç mi kıymeti yok şimdi?

SPOILER UYARISI: Rick Dalton (#Caprio) 1960 yıllarda bir TV yıldızıdır. Ama TV'den sinema perdesine geçmek istemektedir şiddetle. Cliff Booth (#Pitt) ise Dalton'un dublörü ve asistanıdır. #RomanPolanski'ye komşu olan Rick, aldığı Western tekliflerini değerlendirir. Ama işler istediği gibi gitmez bir türlü. İşler iyice kötüye giderken, tıpkı Yeşilçam'daki porno furyası gibi bir furya olan, Spagetti Western teklifleri gelir Rick'e. Ve Rick, Cliff ile Avrupa'ya gider. Bir dizi film çekip yeteri kadar para kazandıktan sonra ABD'ye dönerler. Ve Rick, Cliff'i işten çıkarması gerektiğini söyler kendisine. Ne olursa o gece olur işte. Daha önce Cliff'in hırpaladığı #hippiler Rick'in malikanesini basarlar. Ama Cliff baskın çıkar ve hepsini haklar.
dammak 6 ay önce
“Once Upon a Time... In Hollywood”, hikâyesini de yazan Quentin Tarantino’nun yönetmen koltuğunda oturduğu bir drama…

Prömiyeri, 21 Mayıs 2019’da “Altın Palmiye” ödülü için yarıştığı Cannes Film Festivalinde yapılan ve 26 Temmuz 2019 tarihinde Amerika’da vizyona giren filmin, 7.8/10 (347.738 oy) ve 3.8/5 (26.268 oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 7.8/10 (525 yorum) ve 83/100 (62 yorum) olan Rotten Tomatoes ve “Mutlaka İzlenmeli” etiketine de sahip olan Metacritic yorum ortalamaları, oldukça etkileyici…

Ama biz yine de, kazandığı üç Golden Globes ödülünün yanı sıra onar kategoride Academy ve BAFTA ödülüne de aday olan bu filmi, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle bizzat kendimiz mercek altına alarak incelemeye ardından da puanlamaya çalışacağız…

Bunun içinde, 90 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen ve 373.2 milyon dolar gibi yeterince tatmin edici bir hasılat rakamına ulaşmış olan filme ilişkin ilk tespitimizi, sonrasında da naçizane ilk önerimizi paylaşalım istiyoruz…

Bu bağlamda da işe; karşımızdakinin, “Yaparsa ancak Tarantino yapar” denilen türde bir film olduğunu söyleyerek başlayabiliriz…

60’lı yılların popüler Amerikan kültüründen bugünlere ciddi esintiler taşıyan filmde, Steve McQueen (Damian Lewis), Roman Polanski (Rafał Zawierucha), Bruce Lee (Mike Moh) ve Burt Reynolds (James Marsden) şöyle bir boy gösterseler de, filme damgasını vuran asıl karakterler, ortalıklarda hiç görünmeyen Sergio Corbucci ile Polanski’nin hamile karısı güzeller güzeli Sharon Tate (Margot Robbie)...

Neden Corbucci ve Tate, diğerleri mostralık mı yer almışlar filmde?

Her şeyden önce Corbucci, “Django Unchained” (2012) in ana esin kaynaklarından olan ve (“Django Unchained” in oyuncu kadrosunda da yer alan) Franco Nero’nun başrolde oynadığı, Spaghetti Western’in önemli filmlerinden “Django” (1966) nun yönetmenidir… Bu “bir”…

“Spaghetti Western” ve “Sergio” denilince de sinema dünyasında akla gelen ilk önemli isim ise, “Dolar Üçlemesi”nin yanı sıra, (bu filmin adına da esin kaynağı olmuş olan) “Once Upon a Time in the West” (1968) ve “Once Upon a Time in America” (1984) filmlerinin de yönetmeni olan büyük usta Sergio Leone’dir… Bu da “iki”…

“Üç” değil de, Tate konusuna gelince…

O yılları bizzat yaşamış olanlar yahut da merak sonucu araştırarak öğrenenler, 9 Ağustos 1969 akşamı filmde anlatılanların tam tersi bir biçimde, Sharon Tate ve evindeki diğer dört kişiye, zaman içinde tam bir “suç makinası”na dönüşmüş olan Charles Manson’ın “aile” olarak nitelediği müritlerinden oluşan (ve kesinlikle Vietnam savaşı karşıtı da olan “hippiler” olarak tanımlanamayacak) bir çete tarafından yaşatıldığını çok iyi bilirler…

Bütün bu olacakları, yani olası bir katliamı, Tate’i ve müzik yapımcısı Terry Melcher’ı arıyormuş numarasıyla evlerinin etrafında dolanan Manson’ın uğursuz suratını görür görmez anlıyorsunuz zaten… Tahmin edemediğiniz tek şey, bu bir “biyografi” ya da “Sharon Tate belgeseli” olmadığına göre Tarantino’nun buradan nasıl hikâye üreteceği…

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi kendisi bize, başrollerini Dean Martin, Elke Sommer ve Sharon Tate’in paylaştığı bir film olan “The Wrecking Crew” (1968) ve “The F.B.I” isimli (gerçekte de var olan) TV dizisi aracılığı ile dönemin Amerikan ruh ve kültürünü çok iyi yansıtmış…

Tabii bu arada Manson çetesinin, filmdeki kurguya uygun olarak Rick Dalton (Leonardo DiCaprio) ve Cliff Booth’un (Brad Pitt) bulundukları malikâneye yaptıkları saldırıda yaşanan oldukça “sert” ve “kanlı” sahnelerin insana, “Böylesi olsa olsa yalnızca bir Tarantino filminde bulunabilir” dedirttiğini de belirtmiş olalım…

“Bu filmin, 9 Şubat 2020 akşamı Dolby Tiyatro’da yapılacak ‘92. Academy Ödülleri’ töreninde ne gibi bir şansı var?” diye soracak olursanız…

Her ne kadar, Leonardo DiCaprio’da, Brad Pitt kadar başarılı bir performans sergilemiş olsa da, “En İyi Erkek Oyuncu” kategorisinde, Joaquin Phoenix ve Antonio Banderas’ın karşısında her hangi bir şansının bulunduğunu düşünmüyoruz… Aynen, “En İyi Film” ve “En İyi Yönetmen” kategorilerinde Tarantino’nun işinin bayağı bir zor olduğu gibi…

Elbette bu tahminlerimiz filmin, o geceden evine eli tamamen boş döneceği anlamına da gelmiyor… Kırmızı halıyı adımlayan “Once Upon a Time... In Hollywood” ekibinden en az iki kişi “Oscar” heykelciğini kucaklar diye düşünüyoruz…

Belki, yine klasik bir laf olacak ama diğer yorumlarımızda olduğu gibi “spoiler vermeden”, farklı bir bakış açısı ile yazılmayanları yazmaya, anlatılmayanları anlatmaya, söylenilmeyenleri söylemeye çalıştığımız bu satırlar, Tarantino’nun, çekimleri 35 mm Kodak film ve Panavision kameralarla yapan görüntü yönetmeni Robert Richardson’a, “Retro hissettirmesini ama çağdaş olmasını istiyorum” dediği filme ilişkin ilk tespitimiz olsun…

İlk önerimize gelince:

O hakkımızı da bu kez; sinemanın yaşayan efsanelerinin filmlerini izlemeyi tarz edinmiş sinemasever dostlara, “Tarantino markalı filmleri de izleme listelerinizden eksik etmeyin” diye seslenerek kullanmak isteriz…

Sonuç olarak, bir “Tarantino başyapıtı” olmasa da, kendi değerlendirme sistemimiz içinde “İyi” kategorisine dâhil ederek puan olarak da 7 verdiğimiz bu film için önerimiz de, olumsuz puan ve yorumlarda söylenilenlere aldırmadan “muhakkak bir şans da siz verin” şeklinde olacak…

Keyifli seyirler…

Son bir not:
1 Şubat 2020 akşamı, yazdıklarımıza son vererek aranızdan ayrılmadan, 2019 yılının en iyilerinden “Doctor Sleep” ve “Joker” filmleri içinde sağlam birer yorum döşenmek isterdik… Fakat (nasıl bu kanıya vardıklarını bilemiyoruz ama) “yorum” yazdığını zannederek, sadece başlık altında yer işgal eden (ve bu filmlerle hiçbir alakası bulunmayan) abuk sabuk “mesajlar” paylaşanlar sayesinde buna pek fırsat bulamayacağız galiba… Halbuki, Rotten Tomatoes ve Metacritic gibi Türkçe Altyazı’da buna bir çare bulabilirdi…
YunusEmre 6 ay önce
7Puan
Çoğu kişi kötü yorum yapmış filme. Sebebinin filmin konusunun esinlenildiği manson cinayetlerinden zerre haberlerinin olmamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Yani 3 saatten fazla süren bi film izliyosun madem, buraya yorum yapmadan bi 10 dk araştır bu film acaba ne anlatıyodu. Amerikada olup biten bişey miydi acaba diye bi bak ki cahilliğini burada açık etme.
necati0584 6 ay önce
10Puan
Hiçbir şekilde içine çeken bir film olmamış. Senaryo kuru kalmış. Margot Robbie filmde bile gözükmemiş! Di Caprio ve Pitt sırf Tarantinoyu üzmemek için bu saçma senaryoya okey demişler.
snnkrcm 6 ay önce
Başladığı gibi biten bir yere varamayan bomboş düz bir filmdi.Böyle bir filmi yapan Tarantinoyu geçtim Dicaprio nun böyle bomboş bir filmde oynamayı nasıl kabul etti anlamıyorum.Bradd Pitte değinmeyecem Ad Astrada saçmalığını seyrettirdiği için zaten kızgınım...
RealTime 6 ay önce
Olumsuz yorumları gördükten sonra tekrardan yorumda bulunmak istedim.Son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biri diyebilirim.Filmin anlatımını ve de filmde anlatılanları beğenmeyen yorumcuların olması Tarantino tarzını sevmeyen ya da anlamayan yorumcular olarak değerlendiriyorum çünkü bu film anı yaşatan ve o heyecanı veren, izleyiciye hissettiren basit gibi duran sağlam bir film hatta kült bir film.Bence filmin bu anlattıklarım ışığında tekrardan izlenmesini tavsiye ediyorum.Saygılar...
cghnbcn 6 ay önce
1 verdim oy vermeye bile değmez bir film oyunculuk hatrına vereyim dedim. Brad pitt zaten konuşmasa bile izlettirir kendini. Tarantino denen herifin ne maksatla çektiği belli olmayan konusu olmayan saçma sapan iğrenç bir film. 3 saatime yazık değil çünkü brad ve leonardo faktörü var. Filme notunuzu ilk yarım saatte veriyosunuz sonrası oyunculukları izlemeye kalıyor. Margot robbie hangi amaçla oynamış ne işe yaramış belli değil.

Not ; Filmde bol bol bayan ayağı ve ayakkabısı göreceksiniz. tarantino abinin fetish yönü.
stallion_diamond 6 ay önce
Hikayeyi bildikten sonra biraz daha izlenebilir oluyor ama hayatımda izlediğim en anlamsız ve kopuk filmlerden. Tarantino'yu ne Brad pitt ne de Di Caprio kurtaramamış. Filmde birbiriyle alakasız şeyler olup duruyor. Yarım saati zaten arabaların gidişini izlemek ile geçiyor. Tarantino bu sefer olmamış. Sevenlerin eski filmler hatırına zoraki olmuş deseler de maalesef olmamış. Brad Pitt ise sıradan bir oyunculuk sergilemiş. Nasıl oscar'ın en güçlü yardımcı erkek oyuncu adayı hayret doğrusu!
Nk4335 6 ay önce
5Puan
Yönetmen "bunca yılın emeği var kafamdaki filmi çekmek de hakkım diyerek" bu işe girmiş heralde. Olsun o kadar . Bu kontenjanı doldurdu ama . Sıkıldım izlerken.